Ücretsiz teslimat'a kalan tutar: 50.000,00 
Alışveriş Sepeti
Sepetinizde toplamda 0 ürün var.
Sepet Toplamınız (KDV Dahil): 0,00 

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

whatsapp Whatsapp

Kompozit Parçalarda Hava Kabarcığı Mukavemeti Nasıl Düşürür?

mikroskop altında boşluklu kompozit kesiti

Kompozit malzemeler, yüksek mukavemet/ağırlık oranı, uzun ömürlü performans ve özellikle doğru üretildiğinde sunduğu korozyon direnci gibi avantajlar sayesinde pek çok endüstride tercih edilir. Ancak bu performans, yalnızca kullanılan elyaf veya epoksi reçine kalitesine bağlı değildir; üretim sürecindeki detaylar en az malzeme seçimi kadar belirleyicidir.

Uygulamada sık karşılaşılan problemlerden biri, laminat yapı içerisinde oluşan mikroskobik boşluklar ve istenmeyen hava kabarcığı oluşumlarıdır. Bu tür kusurlar çoğu zaman gözle fark edilmez; ancak yük altında davranışa doğrudan etki ederek kompozit parçanın beklenen performansın altında kalmasına neden olur.
Özellikle yüksek mekanik dayanım gerektiren uygulamalarda bu küçük hatalar, zamanla büyüyen yapısal zayıflıklara dönüşebilir. Bu yazıda, üretim sırasında oluşan hava kapanımlarının kompozit yapı üzerindeki etkilerini, mekanik ve fiziksel sonuçlarıyla birlikte ele alacağız.

Mikroskobik Boşlukların Stres Biriktirme Noktalarına Dönüşmesi

Kompozit yapılarda oluşan mikroskobik boşluklar, ilk bakışta önemsiz gibi görünse de yük altında davranış açısından kritik bir rol oynar. Bu boşluklar, çoğu zaman üretim sırasında oluşan hava kabarcığı kaynaklı olup, malzeme içerisinde sürekliliğin kesintiye uğradığı noktalar olarak hareket eder ve uygulanan gerilmenin homojen şekilde dağılmasını engeller. Özellikle çekme, eğilme veya darbe yükleri altında bu bölgelerde gerilme yoğunlaşması (stress concentration) oluşur. Bu durum, malzemenin genel dayanımından bağımsız olarak, lokal zayıf noktaların erken hasar başlatmasına neden olur.

Saha uygulamalarında en sık karşılaşılan senaryolardan biri, üretim sırasında laminat katmanları arasında kalan hava kabarcığı oluşumlarının, yük altında mikro çatlaklara dönüşmesidir. Bu çatlaklar başlangıçta mikron seviyesinde olsa da, tekrarlı yüklemelerde hızla ilerleyerek lif-matris yapısını zayıflatır. Parça, teorik mukavemet değerlerine ulaşamadan kırılma davranışı sergileyebilir.

Bu mekanizmayı daha iyi anlamak için kompozit yapıyı homojen bir bütün yerine, yük taşıyan sürekli bir ağ olarak düşünmek gerekir. Elyaflar yükü taşırken, matris fazı (çoğunlukla reçine) bu yükü lifler arasında dağıtır. Ancak boşluk oluştuğunda bu yük transferi kesintiye uğrar. Yani sistem, yükü paylaşmak yerine belirli noktalarda biriktirmeye başlar. Bu da özellikle yüksek performans beklentisi olan uygulamalarda ciddi bir risk oluşturur.

Daha kritik olan ise bu tür kusurların çoğu zaman yüzeyden tespit edilememesidir. Parça ilk üretildiğinde görsel olarak kusursuz görünse bile, iç yapıda kalan ve çoğu zaman bir hava kabarcığı kaynaklı oluşan boşluklar servis ömrü boyunca bir “zayıf halka” gibi davranır. Bu nedenle mikroskobik boşlukların kontrolü, yalnızca kalite kontrol sürecinin değil, doğrudan tasarım güvenliğinin de bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Elyaf ve Reçine Arasındaki Arayüz Bağının Zayıflaması

Kompozit malzemelerin mekanik performansı, yalnızca elyafın taşıma kapasitesine değil, bu elyafların matris fazıyla kurduğu arayüz bağının kalitesine de doğrudan bağlıdır. Elyaf ve reçine arasındaki bu bağ, yükün lifler arasında etkin şekilde aktarılmasını sağlar. Ancak üretim sırasında oluşan hava kabarcığı, bu kritik arayüzde süreksizlik yaratarak bağ dayanımını zayıflatır.

Normal şartlarda matris fazını oluşturan epoksi reçine, elyaf demetlerini tamamen ıslatarak yüzeylerine nüfuz eder ve güçlü bir aderans oluşturur. Fakat araya giren hava, bu temasın kesilmesine neden olur. Sonuç olarak bazı lifler yük taşıma sistemine tam olarak dahil olamaz. Bu durum, özellikle çekme ve kesme yükleri altında, kompozitin teorik performansının ciddi şekilde düşmesine yol açar. Yani problem sadece lokal bir kusur olarak kalmaz; tüm yapının yük taşıma kapasitesini etkileyen bir zayıflık oluşturur.

Arayüz bağının zayıflaması, hasarın ilerleme hızını da doğrudan etkiler. Sağlam bir elyaf-reçine bağlantısında çatlak ilerlemesi daha kontrollü gerçekleşirken, boşluk bulunan bölgelerde çatlaklar çok daha hızlı yayılır. Bunun nedeni, yükün lifler arasında dengeli dağılmak yerine zayıf bölgelerde yoğunlaşmasıdır. Özellikle darbe veya yorulma (fatigue) koşullarında bu tür kusurlar, beklenenden çok daha erken hasar oluşmasına neden olabilir.

Uygulamada bu durumu en net şekilde, katmanlar arası ayrılma (delaminasyon) problemlerinde görürüz. Arayüz bağı yeterince güçlü olmadığında, laminat katmanları birbirinden ayrılmaya başlar ve bu ayrılma ilerledikçe parça rijitliğini hızla kaybeder. Özellikle arayüzde kalan hava kabarcığı, bu bağın oluşmasını engelleyerek ayrılma sürecini hızlandırır. Bu nedenle üretim sürecinde yalnızca doğru malzemeyi seçmek değil, aynı zamanda reçinenin elyafı tam ve homojen şekilde ıslatmasını sağlayacak koşulları oluşturmak kritik önem taşır.

Nem Hapsolması ve Donma Çözünme Döngülerinin Yarattığı Tahribat

Kompozit yapılarda üretim sırasında oluşan boşluklar yalnızca mekanik açıdan değil, çevresel etkiler açısından da ciddi riskler oluşturur. Bu boşluklar zamanla nemin malzeme içerisine sızmasına ve hapsolmasına zemin hazırlar. Özellikle dış ortamda çalışan kompozit parçalarda, bu durum uzun vadede performans kaybının en kritik sebeplerinden biri haline gelir. İç yapıda kalan her bir hava kabarcığı, aslında potansiyel bir nem tutucu hacim gibi davranır.

Nem girişinin ilk etkisi genellikle gözle görülmez; ancak zamanla reçine matrisi içerisinde plastikleşmeye ve arayüz bağlarının zayıflamasına yol açar. Bu durum, kompozitin başlangıçta sahip olduğu rijitlik ve mukavemet değerlerinin kademeli olarak düşmesine neden olur. Daha da kritik senaryolarda ise donma-çözünme döngüleri devreye girer. Düşük sıcaklıklarda, çoğu zaman hava kabarcığı içerisinde hapsolmuş su donarak genleşir ve çevresindeki mikro yapıyı zorlar. Bu genleşme, mevcut boşlukların büyümesine ve yeni mikro çatlakların oluşmasına neden olur.

Bu süreç tekrarlandıkça, yani malzeme sürekli donma ve çözünme döngülerine maruz kaldıkça, iç yapıdaki hasar kümülatif şekilde artar. Başlangıçta mikroskobik seviyede olan bu deformasyonlar, zamanla makro ölçekte delaminasyon, yüzey kabarması veya katman ayrılması gibi problemlere dönüşebilir. Özellikle açık hava uygulamalarında veya sıcaklık farklarının yüksek olduğu ortamlarda bu etki çok daha hızlı ilerler.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, kompozit malzemelerin genel olarak yüksek dayanım ve uzun ömürle ilişkilendirilmesine rağmen, üretim hatalarına karşı oldukça hassas olmasıdır. Nem girişine açık bir iç yapı, malzemenin dış ortam dayanımını ciddi şekilde zayıflatır. Bu da tasarım aşamasında öngörülen performans değerlerinin karşılanamamasına neden olur.

Boşluk Oranının Mekanik Test Verileri Üzerindeki Doğrudan Etkisi

Kompozit parçalarda kaliteyi yalnızca görsel inceleme ile değerlendirmek çoğu zaman yanıltıcıdır. Gerçek performans, ancak mekanik testler üzerinden net şekilde ortaya çıkar. Bu noktada en kritik parametrelerden biri, laminat içerisindeki boşluk oranıdır. Üretim sırasında oluşan her bir hava kabarcığı, test sonuçlarına doğrudan yansıyan ölçülebilir bir performans kaybı anlamına gelir.

Laboratuvar verileri incelendiğinde, boşluk oranı ile mekanik dayanım arasında neredeyse lineer bir ilişki olduğu görülür. Özellikle çekme dayanımı, eğilme dayanımı ve interlaminar kesme (ILSS) değerleri, boşluk miktarındaki artışa karşı oldukça hassastır. Örneğin %1–2 seviyesinde bir boşluk oranı bile bazı kompozit sistemlerde mukavemetin %10–20 oranında düşmesine neden olabilir. Bu oran arttıkça kayıp daha da dramatik hale gelir ve malzeme, tasarım aşamasında öngörülen değerlerin oldukça altında performans gösterir.

Bu düşüşün temel nedeni, boşlukların yük taşıyan efektif kesit alanını azaltmasıdır. Yani malzeme teorik olarak belirli bir yükü taşıyabilecek kapasitede olsa da iç yapıda bulunan boşluklar bu kapasitenin tamamının kullanılmasını engeller. Aynı zamanda bu boşluklar, yük altında gerilmenin homojen dağılmasını bozarak lokal kırılma noktaları oluşturur. Bu da test sırasında beklenenden daha erken hasar oluşmasına yol açar.

Daha ileri analizlerde, yorulma testlerinde boşluk oranının etkisi çok daha belirgin hale gelir. Statik yüklerde kabul edilebilir görünen bir yapı, tekrarlı yüklemelerde çok daha hızlı performans kaybı yaşayabilir. Bunun nedeni, mikro seviyedeki kusurların her yükleme döngüsünde büyüyerek çatlak ilerlemesini hızlandırmasıdır. Bu durum özellikle havacılık, otomotiv ve rüzgar enerjisi gibi yüksek güvenlik gerektiren sektörlerde kritik bir risk faktörüdür.

Bu nedenle profesyonel üretim süreçlerinde boşluk oranı, yalnızca bir kalite metriği değil, aynı zamanda kabul kriteri olarak değerlendirilir. Ultrasonik testler, mikroyapı analizleri ve yoğunluk ölçümleri gibi yöntemlerle bu oran kontrol altında tutulur. Ama asıl hedef, testlerde bu kusurları tespit etmekten ziyade, üretim aşamasında oluşmalarını en baştan engellemektir.

Mekanik test verilerinde görülen en küçük sapmaların arkasında bile çoğu zaman mikroskobik seviyede oluşmuş boşluklar yer alır. Bu nedenle kompozit parça performansını doğru okumak için, yalnızca test sonuçlarına değil, o sonucu doğuran üretim kalitesine de odaklanmak gerekir.

Üretim Aşamasında Boşluk Oluşumunu Engelleyen Profesyonel Yaklaşımlar

Kompozit üretiminde boşluk oluşumu tamamen kaçınılmaz bir problem değildir; doğru süreç kurgusu ve disiplinli uygulamalarla minimum seviyeye indirilebilir. Sahada karşılaşılan birçok kalite problemi, aslında üretim öncesi planlama ve uygulama detaylarında yapılan küçük hatalardan kaynaklanır. Bu nedenle profesyonel yaklaşım, yalnızca üretim anına değil, sürecin tamamına yayılan bir kontrol mekanizması gerektirir.

İlk kritik adım, reçinenin akış davranışını doğru kurgulamaktır. Özellikle infüzyon süreçlerinde, reçinenin kalıp içerisinde dengeli ve kontrollü ilerlemesi gerekir. Düzensiz akış, bazı bölgelerde kuru alanlar bırakırken bazı bölgelerde ise gereğinden fazla reçine birikmesine neden olur. Bu dengesizlikler, içeride hapsolan hava kabarcığı oluşumunun en yaygın sebeplerinden biridir. Bu nedenle akış hattı planlaması, giriş-çıkış noktalarının konumlandırılması ve vakum hattının dengesi kritik öneme sahiptir.

Bir diğer önemli konu, vakum kalitesidir. Stabil ve yeterli seviyede bir vakum oluşturulmadığında, sistem içerisindeki hava tam anlamıyla uzaklaştırılamaz. Özellikle vakum infüzyon uygulamalarında, sızdırmazlık testinin ihmal edilmesi en sık yapılan hatalardan biridir. Gözle fark edilmeyen küçük kaçaklar bile süreç boyunca sisteme sürekli hava girişine neden olur. Bu durum, üretim boyunca kontrol edilemeyen boşluk oluşumlarını tetikler. Profesyonel uygulamalarda bu risk, üretim öncesi yapılan uzun süreli vakum testleri ile ortadan kaldırılır.

Malzeme hazırlığı da en az proses kadar belirleyicidir. Elyafların düzgün yerleştirilmesi, kırışıklık veya katlanma olmaması, reçinenin bu yüzeylere homojen şekilde nüfuz etmesini sağlar. Aksi halde bazı bölgelerde reçine penetrasyonu yetersiz kalır ve lokal boşluklar oluşur. Aynı şekilde reçinenin karışım oranı, viskozitesi ve ortam sıcaklığı da sürecin başarısını doğrudan etkiler. Çok hızlı jel olan veya viskozitesi yüksek reçineler, kalıp içerisinde ilerlerken hava hapsolmasına daha yatkındır.

Profesyonel üretimlerde dikkat edilen bir diğer unsur da katmanlama disiplinidir. Katmanlar arasında yeterli baskı uygulanmaması veya ara yüzeylerin düzgün hazırlanmaması, laminat içerisinde mikro boşlukların oluşmasına neden olabilir. Özellikle katmanlar arasında kalan hava kabarcığı, bu boşlukların temel kaynağını oluşturur. Bu nedenle bazı uygulamalarda, özellikle yüksek performans gerektiren parçalarda, otoklav veya pres sistemleri kullanılarak katmanlar kontrollü basınç altında kürlenir. Bu yöntem, hem boşluk oranını düşürür hem de daha homojen bir yapı elde edilmesini sağlar.

Çevresel koşulların kontrolü de göz ardı edilmemelidir. Ortam nemi ve sıcaklığı, reçinenin davranışını doğrudan etkiler. Yüksek nemli ortamlarda yapılan üretimlerde, yalnızca hava değil aynı zamanda su buharı da sistem içerisine dahil olur. Bu durum, ilerleyen süreçte hem mekanik hem de çevresel dayanım açısından ciddi problemler yaratır. Bu nedenle profesyonel tesislerde üretim alanları kontrollü ortam koşullarında tutulur.

Kompozit üretiminde boşluk oluşumunu engellemek tek bir adıma bağlı değildir; bu, malzeme seçimi, proses tasarımı ve uygulama disiplininin birlikte çalıştığı bütüncül bir süreçtir. Sürecin herhangi bir noktasında yapılan küçük bir ihmal, çoğu zaman kontrolsüz bir hava kabarcığı oluşumuna zemin hazırlayarak nihai ürün performansında büyük kayıplara dönüşebilir.

Gizlilik ve Çerez Politikası

Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Açıklama ve Çerez Politikası

KP Kompozit Pazarı Anonim Şirketi (“Şirket veya Veri Sorumlusu”) olarak, çevrimiçi mecralarımızı ziyaretleriniz sırasında ve tarafımızca işletilmekte olan www.kompozitpazari.com internet sitesinin (“İnternet Sitesi veya Sitemiz”) işletilmesi sırasında, işlenen kişisel verilerin korunması konusundaki temel bilgiler ile kullanıcı deneyimini geliştirmek için faydalandığımız çerezler (cookies), pikseller, gifler gibi bazı teknolojiler (“çerezler”) hakkında temel bilgilere aşağıda yer verilmiştir.

Şirketimiz, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) 10. Maddesinden doğan aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmek amacıyla aşağıdaki açıklamaları müşterilerimiz ve İnternet Sitemizi kullanan 3. Kişilerin (“Kişisel Veri Sahibi”) dikkatine sunmaktadır. Şirketimiz işbu Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Açıklama ve Gizlilik Politikası metnini (“Aydınlatma Metni”) yürürlükteki mevzuatta yapılabilecek değişiklikler çerçevesinde her zaman güncelleme hakkını saklı tutar.

  1. KİŞİSEL VERİLERİNİZİN TOPLANMASININ YASAL DAYANAĞI

Müşterilerimiz ile İnternet Sitemizi kullanan 3. Kişilerin kişisel verilerinin korunması konusunda çeşitli kanunlarda düzenlemeler bulunmaktadır. En başta KVKK ile kişisel verilerin korunması esasları belirlenmiştir. Ayrıca 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun da kişisel verilerin korunmasına ilişkin hüküm içermektedir. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri yoluyla da kişisel verilerin korunması için bazı hallerde cezai yaptırımlar öngörülmüştür. Diğer yandan, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nden doğan yükümlülüklerimizin ifası amacıyla verilerin toplanması ve işlenmesi gerekmektedir.

  1. KİŞİSEL VERİLERİNİZİ TOPLANMASINDA KULLANDIĞIMIZ YÖNTEMLER

İnternet Sitemiz www.kompozitpazari.com ile İnternet Sitemizi kullanan 3. kişilerin verdikleri veriler, müşterilerimizin veya İnternet Sitemizi kullanan 3. kişilerin açık rızaları ile izinleri ve mevzuat hükümleri uyarınca Şirketimiz tarafından elektronik ortamda çerezler, Log dosyaları, Mesafeli Satış Sözleşmesi kapsamındaki bilgiler, e-posta, elektronik ortamda yapılan diğer yöntemler işlenmektedir.

İnternet Sitemiz de kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin aydınlatmaya dayalı açık rıza ve izinler yetkili kişiden onay alma esasına dayalıdır. 

  1. İNTERNET SİTEMİZDE KULLANILAN ÇEREZLER

İnternet Sitemiz çerez (cookie) kullanan bir sitedir. Çerez; kullanılmakta olan cihazın internet tarayıcısına ya da sabit diskine depolanarak söz konusu cihazın tespit edilmesine olanak tanıyan, çoğunlukla harf ve sayılardan oluşan bir dosyadır. Çerezler sanal dünyada geniş çerçevede kullanılan ve web tarayıcılarının otomatik ön kabule tanımlanması sebebiyle ziyaretiniz ile ilgili cihazınızın dil, ayarlar vb. bilgilerinin hatırlamasına yardımcı olan teknolojilerdir.

Sitemiz ziyaretçilerine daha iyi hizmet verebilmek amacıyla ve yasal yükümlülüğü çerçevesinde, işbu Aydınlatma Metni’nde belirlenen amaçlar ve kapsam dışında kullanılmamak kaydı ile gezinme bilgilerinizi toplayacak, işleyecek, üçüncü kişilerle paylaşacak ve güvenli olarak saklayacaktır.

İnternet Sitemizin çerezleri; günlük dosyaları, boş gif dosyaları ve/veya üçüncü taraf kaynakları yoluyla topladığı bilgileri tercihlerinizle ilgili bir özet oluşturmak amacıyla depolamaktadır. İnternet Sitemizde size özel tanıtımlar, promosyonlar ve pazarlama teklifleri sunmak, sitemizin veya mobil uygulamanın içeriğini size göre iyileştirmek ve/veya tercihlerinizi belirlemek amacıyla; site üzerinde gezinme bilgileriniz ve/veya site üzerindeki kullanım geçmişiniz izlenebilmektedir.

İnternet Sitemiz çevrimiçi ve çevrimdışı olarak toplanan bilgiler gibi farklı yöntemlerle veya farklı zamanlarda site üzerinde sizden toplanan bilgileri eşleştirebilir ve bu bilgileri üçüncü taraflar gibi başka kaynaklardan alınan bilgilerle birlikte kullanabilir.

İnternet Sitemiz (i) zorunlu çerezler, (ii) işlevsel ve analitik çerezler, (iii) oturum kimliği çerezi ve (iv) kalıcı çerezler kullanılmaktadır. Zorunlu çerezler internet sitesinin düzgün bir şekilde çalışabilmesi ve kullanıcıların sitede sunulan hizmetlerden ve gezinme özelliklerinden yararlanmaları için tutulmaları mecburi çerezlerdir. İşlevsel ve analitik çerezler ise dil, bölge gibi tercihlerinizin hatırlanması, internet sitesinin kullanımının geliştirilmesi, sitenin ilgili kişinin isteklerine cevap verecek şekilde optimize edilmesi gibi amaçlarla kullanılan ve siteyi nasıl kullandığınız hakkında verileri içeren çerezlerdir.

Oturum kimliği çerezi, tarayıcınızı kapattığınızda sona erer. Kalıcı çerez ise sabit diskinizde uzun bir süre kalır. İnternet tarayıcınızın "yardım" dosyasında verilen talimatları izleyerek veya “www.allaboutcookies.org” veya “www.youronlinechoices.eu” adresini ziyaret ederek kalıcı çerezleri kaldırabilir ve hem oturum çerezlerini hem de kalıcı çerezleri reddedebilirsiniz. Kalıcı çerezleri veya oturum çerezlerini reddederseniz, İnternet Sitemizi kullanmaya devam edebilirsiniz fakat İnternet Sitemizin tüm işlevlerine erişemeyebilirsiniz.

İnternet Sitemiz ayrıca Google, Inc. tarafından sağlanan bir web analizi hizmeti olan Google Analytics kullanmaktadır. Google Analytics, çerezleri kullanıcıların İnternet Sitemizi nasıl kullandıklarını istatistiki bilgiler/raporlar ile analiz etmek amacıyla kullanır. Google Analytics kullanımı hakkında daha fazla bilgi için (reddetme seçenekleri dahil), şu adresi ziyaret edebilirsiniz: http://www.google.com/intl/tr/policies/privacy/#infocollect 

Aşağıdaki yöntemleri kullanarak çerezlere izin verme ve reddetme imkanını kullanabilirsiniz:

Google Chrome : Tarayıcınızın adres bölümünde yer alan, "kilit işareti"ni tıklayarak, "Çerezler” sekmesinden çerezlere izin verebilir veya engelleyebilirsiniz.
Internet Explorer : Tarayıcınızın sağ üst bölümünde yer alan “Araçlar” bölümünden güvenlik sekmesini tıklayarak “izin ver” veya “izin verme” şeklinde çerezleri yönetebilirsiniz.
Mozilla Firefox : Tarayıcınızın sağ üst köşesinde yer alan “menüyü aç” sekmesini tıklayınız. “Seçenekler” görselini tıklayarak “Gizlilik ve Güvenlik” butonunu kullanarak çerezleri yönetebilirsiniz.
Opera : Tarayıcınızın “Tercihler” bölümünde “Gelişmiş”i seçerek “Çerezler” bölümünden çerez yönetimini yapabilirsiniz.
Safari : Telefonunuzun “Ayarlar” bölümünden “safari” sekmesini seçip, “Gizlilik ve Güvenlik” Bölümünden tüm çerez yönetiminizi yapabilirsiniz.

 

  1. KİŞİSEL VERİLERİN TOPLANMASI AMACI

Şirketimiz, kanuni sınırlamalar içerisinde kişisel verilerinizi aşağıda sıralanan amaçlarla kaydedebilecek, saklayabilecek, güncelleyebilecek, üçüncü kişilere açıklayabilecek, devredebilecek, sınıflandırabilecek ve işleyebilecektir:

  1. İnternet Sitemiz üzerinden alışveriş yapanın/yaptıranın isim-soyisim kimlik bilgilerini teyit etmek,
  2. İletişim için adres ve diğer gerekli bilgileri kaydetmek,
  3. Üyelik Sözleşmesi, Mesafeli Satış Sözleşmesi ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri tahtında akdettiğimiz sözleşmelerin koşulları, güncel durumu ve güncellemeler ile ilgili müşterilerimiz ile iletişime geçmek, gerekli bilgilendirmeleri yapabilmek, akdedilen sözleşmeler uyarınca üstlenilen yükümlülükleri ifa etmek,
  4. Elektronik veya kağıt ortamında işleme dayanak olacak tüm kayıt ve belgeleri düzenlemek,
  5. Mesafeli Satış Sözleşmesi ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri tahtında kamu güvenliğine ilişkin hususlarda talep halinde ve mevzuat gereği kamu görevlilerine bilgi verebilmek,
  6. Müşterilerimize daha iyi hizmet sağlayabilmek, müşterilerimizin deneyim ve tecrübelerini dikkate alarak ürünlerimiz ve hizmetlerimiz hakkında bilgi verebilmek, kampanyaları aktarmak,
  7. Müşteri memnuniyetini artırmak, internet sitesinden sunduğumuz hizmetlerden yararlananları tanıyabilmek ve müşteri çevresi analizinde kullanabilmek, çeşitli pazarlama ve reklam faaliyetlerinde kullanabilmek ve bu kapsamda anlaşmalı kuruluşlar aracılığıyla elektronik ortamda ve/veya fiziki ortamda anketler düzenlemek,
  8. Anlaşmalı kurumlarımız ve çözüm ortaklarımız tarafından müşterilerimize öneri sunabilmek, hizmetlerimizle ilgili onları bilgilendirmek,
  9. Hizmetlerimiz ile ilgili müşterilerimizin şikayet ve önerilerini değerlendirebilmek,
  10. Yasal yükümlülüklerimizi yerine getirebilmek.
  1. KİŞİSEL VERİ GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI

Şirketimiz ile paylaşılan kişisel veriler, Şirketimiz gözetimi ve kontrolü altındadır. Şirketimiz, yürürlükteki ilgili mevzuat hükümleri gereğince bilginin gizliliğinin ve bütünlüğünün korunması amacıyla gerekli organizasyonu kurmak ve teknik önlemleri almak ve uyarlamak konusunda veri sorumlusu sıfatıyla sorumluluğu üstlenmiştir. Bu konudaki yükümlülüğümüzün bilincinde olarak veri gizliliğini konu alan uluslararası ve ulusal teknik standartlara uygun surette periyodik aralıklarda sızma testleri yaptırılmakta olup bu kapsamda veri işleme politikalarımızı her zaman güncellediğimizi bilginize sunarız.

  1. KİŞİSEL VERİLERİN AKTARILMASI

Müşterilerimize ait kişisel verilerin üçüncü kişiler ile paylaşımı, müşterilerimizin izni çerçevesinde gerçekleşmekte ve kural olarak müşterilerimizin onayı olmaksızın kişisel verileri üçüncü kişilere aktarılmamaktadır.

Bununla birlikte, yasal yükümlülüklerimiz nedeniyle ve bunlarla sınırlı olmak üzere mahkemeler ve diğer kamu kurumları ile kişisel veriler paylaşılmaktadır. Ayrıca, taahhüt ettiğimiz hizmetleri sağlayabilmek ve verilen hizmetlerin kalite kontrolünü yapabilmek için anlaşmalı üçüncü kişilere kişisel veri aktarımı yapılmaktadır.

Üçüncü kişilere veri aktarımı sırasında hak ihlallerini önlemek için gerekli teknik ve hukuki önlemler alınmaktadır. Bununla birlikte, kişisel verileri alan üçüncü kişinin veri koruma politikalarından dolayı ve üçüncü kişinin sorumluluğundaki risk alanında meydana gelen ihlallerden Şirketimiz sorumlu değildir.

Kişisel verileriniz Şirketimiz hissedarlarıyla, faaliyetlerimizi yürütebilmek için işbirliği yaptığımız program ortağı kurum, kuruluşlarla, verilerin bulut ortamında saklanması hizmeti aldığımız yurtiçi/yurtdışı kişi ve kurumlarla, müşterilerimize ticari elektronik iletilerin gönderilmesi konusunda anlaşmalı olduğumuz yurtiçi/yurtdışındaki kuruluşlarla, Bankalararası Kart Merkezi’yle, anlaşmalı olduğumuz bankalarla ve sizlere daha iyi hizmet sunabilmek ve müşterilerimizin memnuniyetini sağlayabilmek için çeşitli pazarlama faaliyetleri kapsamında yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli ajans, reklam şirketleri ve anket şirketleriyle ve yurtiçi/yurtdışı diğer üçüncü kişilerle ve ilgili iş ortaklarımızla paylaşılabilmektedir.

  1. KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA İLİŞKİN HAKLARINIZ

KVKK uyarınca sahip olduğunuz haklar Şirketimizin yükümlülükleridir. Kişisel verilerinizi bu bilinçle ve mevzuatın gerektirdiği ölçüde işlediğimizi, yasal değişikliklerin olması halinde sayfamızda yer alan bu bilgileri yeni mevzuata uygun güncelleyeceğimizi, yapılan güncellemeleri de bu sayfa üzerinden her zaman kolaylıkla takip edebileceğinizi size bildirmek isteriz.

KVKK uyarınca kişisel verilerinizin;

  1. İşlenip işlenmediğini öğrenme,
  2. İşlenmişse bilgi talep etme,
  3. İşlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  4. Yurt içinde / yurt dışında aktarıldığı 3. kişileri bilme,
  5. Eksik / yanlış işlenmişse düzeltilmesini isteme,
  6. KVKK 7. Maddesinde öngörülen şartlar çerçevesinde silinmesini / yok edilmesini isteme,
  7. Aktarıldığı 3. kişilere yukarıda sayılan (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin bildirilmesini isteme,
  8. Münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi nedeniyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
  9. KVKK’ya aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız hâlinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahip olduğunuzu hatırlatmak isteriz.

Başvuru konusunun başvuranın şahsı ile ilgili olması gerekmekle birlikte, başkası adına hareket ediliyor ise başvuruyu yapanın bu konuda özel olarak yetkili olması ve bu yetkinin belgelendirilmesi (özel vekâletname) gerekmektedir. Yetkisiz üçüncü kişilerin başkası adına yaptığı talepler değerlendirmeye alınmayacaktır.


Kişisel verilerinize ilişkin hak talepleriniz değerlendirilerek, ilgili departmana ulaştığı tarihten itibaren en geç 30 (otuz) gün içerisinde yanıtlanır. Başvurunuzun olumsuz değerlendirilmesi halinde, gerekçeli ret sebepleri başvuruda belirttiğiniz adrese elektronik posta veya posta yolu başta olmak üzere eğer mümkünse talebin yapıldığı usul vasıtasıyla size iletilir.

 

KVKK’nın 4. maddesi uyarınca Şirketimizin kişisel verilerinizi doğru ve güncel olarak tutma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu kapsamda Şirketimizin yürürlükteki mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için müşterilerimizin Şirketimiz ile doğru ve güncel verilerini paylaşması gerekmektedir. 

Verilerinizin herhangi bir surette değişikliğe uğraması halinde veya bize kişisel verilerinizle ilgili her türlü soru ve görüşleriniz için iletişim kanallarımızdan dilediğiniz zaman ulaşabilir, verilerinizi güncellemenizi sağlayabilirsiniz.

Kişisel Verilerinize ilişkin tüm taleplerinizi Kişisel Verilerin Korunması Formu’nu doldurarak bize iletebilirsiniz.